E-Kart Türkiye

Menü

En Popüler Şehirler

Üye Girişi




Üye Ol

Anasayfa » Amasya » Tarihi Yerler

Amasya (Tarihi Yerler)

Kaleler:

Amasya Kalesi

Şehri savunmak için en elverişli yer olan Harşena Dağı üzerinde kurulmuştur. Kale içi kesme taş, sur duvarları moloz taştan yapılmış olup sekiz savunma kademesine sahiptir. Erken Tunç Çağı’ndan (M.Ö. 3200) itibaren Osmanlı sonuna kadar savunma amaçlı kullanılmıştır.

Kaleköy Kalesi

Amasya-Tokat Karayolu’nun 24. km’sinden kuzeye ayrılan stabilize yolun 4.km’sinde bulunan Kaleköyü’nün kuzeyindeki kayalık alan üzerinde bulunmaktadır.

Roma Dönemi’nde bölgeden geçen kervan yolunun güvenliğini sağlamak amacıyla inşa edilmiştir.

Ören Yerleri:
Kral Kaya Mezarları ve Kızlar Sarayı

Helenistik Dönemde, Harşena Dağı’ nın güney eteklerindeki kalker kayalara oyularak, anıtsal boyutta mezar odası olarak yapılmıştır. Antik Çağ yazarı Strabon, mezarların krallara ait olduğunu belirtmektedir. Bu ören yeri içerisinde 15.yy. Osmanlı Dönemi’ne ait iki adet özel hamam yer almaktadır.

Aynalı Mağara

Ziyaret Beldesi yolu üzerinde, Helenistik Dönem’e ait olup en iyi işlenmiş ve tamamlanmış anıtsal kaya mezarıdır. İçerisinde mezar odası ve tavandan zemine kadar; kahverengi ve kırmızı boya ile yapılmış Hz Meryem ve On İki Havari tasvirlerinden oluşan Bizans Dönemi duvar resimleri bulunmaktadır. Yeşilırmak vadisi içerisinde 25 civarında kaya mezarı bulunmaktadır.

Ferhat Su Kanalı

Geç Hellenistik - Erken Roma dönemine aittir. Antik Amasya Kenti’nin su ihtiyacını karşılamak üzere yapılmıştır. Kayalar oyulup tüneller açılarak, yer yer duvar şeklinde tonozlu bir biçimde arazi eğimine göre, su terazisi sistemine uygun olarak yapılmıştır. Bu durumuyla ünlü “Ferhat ile Şirin Efsanesi”’ne konu edilmiş olup, halk arasında “Ferhat Su Kanalı” olarak bilinmektedir.

Kanalın Ferhatarası Mevkii’nde, karayoluna paralel olarak yaklaşık 2 km.uzunluğundaki bölümü görsel olarak izlenebilmektedir.

Yassıçal Sunağı

Yassıçal Beldesi’nin 3 km. güney batısında, Erbaa–Horoztepe’den Zela (Zile) Kenti’ne uzanan Antik Roma Yolu üzerinde yer almaktadır.

Geç Helenistik-Erken Roma dönemlerinde dini törenlerin yapıldığı kutsal alandır. Etrafı “Temenna Duvarı” ile çevrili olup ortasında “Altar” (sunak) bulunmaktadır. Ancak günümüzde sadece yıkık çevre duvarlarını görmek mümkündür. Halk arasında “Büyük Evliya Tepesi” olarak anılmaktadır.


Medreseler:
Gök Medrese

Amasya Valisi Seyfettin Torumtay tarafından 1267 yılında yaptırılmıştır. Cami, türbe ve medrese fonksiyonlu tipik Selçuklu eseridir. Kümbet üzeri mavi (turkuaz) çinilerle süslendiği için külliyeye Gök Medrese adı verilmiştir.

Küçük Ağa Medresesi

Şamlar-Ayas Ağa Caminin bitişiğinde, Danışmendlilerden Melik Gazi tarafından ilk defa cami, mektep ve medreseden oluşan küçük bir külliye olarak yapılmış, yıkılınca 1495 yılında II. Beyazid’in Kapu Ağası Hüseyin Ağa tarafından onarılmıştır.

Büyük Ağa Medresesi

Sultan II. Bayezıd’ın Kapı Ağası Hüseyin Ağa tarafından 1488 yılında yaptırılmıştır. Selçuklu mezar anıtlarında görülen sekizgen plân şeması, ilk defa bu medresede uygulanmıştır.

Darüşşifa (Bimarhane):

1308-1309 yılında İlhanlı Hükümdarı Sultan Muhammed Olcaytu ve hanımı İldus Hatun adına yaptırılmıştır. Dikdörtgen planlı, açık avlulu, eyvanlı, kenarlarda tonoz örtülü mekanları bulunan tipik bir Selçuklu medrese plân şemasına sahip bir tıp medresesidir. Taç kapı giriş detaylarıyla ünlüdür.

Burası bir taraftan eğitim yapılırken diğer yönden hastaların tedavi edildiği, cerrahi müdahalelerle öğrencilere ameliyatların gösterildiği, uygulamalı öğretim yeri olmuş, sonraki zamanlarda ruh hastalarının da tedavi merkezi haline gelmiştir. Günümüzde belediye konservatuar olarak kullanılmaktadır.

Köprüler:
Alçak Köprü

Roma Dönemi’nde, Antik Amasya Kalesi’nden karşı mahallelere geçişi sağlamak amacıyla İris Nehri (Yeşilırmak) üzerine inşa edilmiştir. Nehir yatağının yükselmesi sonucu köprü kemerleri aşağıda kaldığından Amasya Valisi Ziya Paşa tarafından 1865’te köprü kemerleri üzerine ayaklar inşaa edilerek günümüze kadar gelmiştir.

Çağlayan Köprü (İltekin Gazi)

İl merkezine 5 kilometre mesafede Helvacı Mahallesi Eryatağı sapağındadır. 1076 yılında Danişmend Emirleri’nden İltekin Gazi tarafından yaptırılmıştır. Köprü, tamamı kesme taştan 6 adet yuvarlak kemer üzerine oturtulmuştur. Halk arasında uzun yıllar İltekin Köprüsü adıyla anılmıştır.

Kunç Köprü

Selçuklu Hükümdarı Sultan Mesut’ un kızı Hundi Hatun tarafından yaptırılmıştır. Bayezitpaşa ile Şamlar Mahallelerini birbirine bağlar. Üç büyük ayak üzerindeki geniş kemer açıklığı en dikkat çeken özelliğidir.

Meydan / İstasyon Köprüsü

Ziyapaşa Bulvarı’nın bitiminde Üçler Mahallesi’ni İstasyon mevkiine bağlayan köprüdür. Selçuklu Sultanı I. Mesut tarafından, kesme taştan, 5 gözlü, kemerli, harpuşta tarzında 1145 yılında inşaa ettirilmiştir. 1374 yılındaki depremde yıkılan köprü, Şadgeldi Paşa zamanının yapı karakteri korunarak kesme taştan yeniden yapılmıştır.Yapı, en son Amasya Ayanı Özlü Yusuf Ağa tarafından 1828 yılında onarımı yaptırılmıştır.

Amasya Bedesteni

Sultan II. Bayezıd’in Kapı Ağalarından Hüseyin Ağa tarafından 1483 yılında yaptırılmıştır.

Osmanlı şehirciliğinin belli başlı merkezlerde meydana getirdiği sistemin bir tekrarı niteliğinde olup, orijinal ölçülerine göre orta boy bir bedestendir. Orijinalinde altı kubbeli bir yapı olup emsallerinden büyük olduğundan emsalleri arasında bir çeşitleme olarak görülmektedir.

Plan şemasına göre ortada iki büyük ayağın taşıdığı kemerlerle altı kubbeli, dört kapılı, doğusunda arastaya açılan diğer cephelerde kemerli dükkanlarla desteklenmiş bir yapı iken 1970’li yıllarda kuzeydeki iki kubbeli mekanı, özel idare iş hanı yapımı sırasında ortadan kaldırılmış ve onarımlar sonucu bu günkü dört kubbesi ile ayakta kalabilmiştir.

Ezine Pazar Hanı

Amasya-Tokat karayolunun 35. km.sinde yol kenarındadır. Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat ‘ın hanımı Mahperi Hatun tarafından yaptırılmıştır. İç kısmı kemerli üç bölümden olup tonoz örtülüdür. Osmanlılar zamanında onarım görmüştür.

Amasya Taş Hanı

Amasya Mutasarrıfı Hacı Mehmet Paşa tarafından 1758 yılında yaptırılmıştır. Dikdörtgen plana sahip binada alt ve üst katlardaki dükkanlarla da bağlantılı iç batı cephedeki bir portalle dışarıya açılmaktadır. Doğu-batı ve kuzeyde dış cepheler birinci kat boyunca tonozlu dükkanlarla çevrilidir. Orijinalinde, beden duvarları kesme taş tuğla sıraları ile iki kat halinde yükselmekte ise de bugün büyük bir kısmı harap durumdadır.

Mustafa Bey Hamamı

Mehmet Paşa Mahallesi’ndedir.Yörgüç Paşa’nın oğlu Mustafa Bey tarafından 1436 yılında yaptırılmıştır. Kare planlı soyunmalık ve sıcaklık kısımları iki ayrı kubbe ile örtülüdür.

Kumacık Hamamı

Bayezidpaşa Mahallesi Künç Köprü hizasındadır. Kapıağası Ayasağa tarafından 1495 yılında yaptırılmıtır. Kare planlı suyunmalığın üzeri Türk üçgenleri ile geçilen büyük bir kubbe ile kapatılmıştır. Sıcaklık kısmı, bir ana kubbe, dört eyvan ve iki halvet hücrelerinden oluşmaktadır. Kubbeler dıştan alaturka kiremitle örtülüdür.

Osmanlı dönemi su kültürünün mimari öğeleri olan çeşmelerden günümüze gelen örnekler

  • Narlıbahçe Çeşmesi (Osmanlı)

  • Hatuniye Çeşmesi (Osmanlı)

  • Hünkar Çeşmesi (Osmanlı)

  • Kadılar Çeşmesi (Osmanlı)

  • Çilehane Çeşmesi (Osmanlı)

  • Büyük Ağa Çeşmesi (Osmanlı)

  • Saraydüze Sultan Çeşmesi (Osmanlı)

  • II. Bayezid Çeşmesi (Osmanlı)


Amasya Evleri

Amasya kent dokusunun çeşitli yerlerinde, özellikle Yeşilırmak sahil şeridinde görsel bir şekilde yer almakta olan geleneksel Osmanlı Evi örnekleri Amasya mimarî yapıları içerisinde önemli bir grup teşkil etmektedir.

Amasya evleri, daha çok 19. yüzyıla ait olup, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na istinaden Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 05.05.1992 gün ve 2364 sayılı kararı ile tescil edilerek koruma altına alınmışlardır.

Bu konutlar, Hımış ve Bağdadî teknikle yapılmış örneklerdir. Genellikle yan yana, bitişik nizâm olarak düzenlenmiş olan bu konut mimarisinin güzel örneklerini Yalıboyu Evleri olarak bilinen konut dokusu oluşturmaktadır.

Yeşilırmak kenarında, tarihi sur duvarı üzerine, ahşap çatkı arası kerpiç dolgulu olarak, kırma ya da beşik çatı üzeri oluklu kiremitle örtülü bir biçimde düzenlenmiş olan ve geleneksel Osmanlı evinin bütün özelliklerini bünyesinde taşıyan bu evler Amasya’nın tarihsel kimliğiyle uyumlu bir görünüm arz etmektedir.

Evler, bodrum üzeri tek kat ya da iki katlı olarak düzenlenmişlerdir. Bazı uygulamalarda birinci kat üzerinde bazı uygulamalarda ise ikinci kat üzerinde köşk olarak bilinen şahniş yer almaktadır. Genellikle avlulu ve bahçelidir. Özellikle haremlik ve selamlık tarzda düzenlenmiş örneklerde bahçe ortada kalmakta ve konutlar dışa kapalı bir görünüm almaktadır. Bu dışa kapalılık diğer konutlarda bazen yüksek bir bahçe duvarı nedeniyle karşımıza çıkmaktadır.

Konutların ikinci kat uygulamaları genellikle dışa taşkın, cumbalı olarak yapılmakta ve bu sayede hem evin plânında bir simetri oluşmakta hem de daha fazla yer kazanmak söz konusu olabilmektedir. Özellikle Yalıboyunda tarihi sur duvarı üzerine yapılmış olan konutlarda bu durumu çarpıcı bir şekilde görmemiz olasıdır. Buradaki konut dokusu, eliböğründelerle desteklenerek dışa taşırılmış ve böylece evlerin iç mekanlarında bir genişleme meydana gelerek mekan kazanımı sağlanmıştır.

Taşıntılar sayesinde daha çok dışa açık, geniş ve aydınlık olan ikinci katlar, alt katlara oranla daha fazla pencere uygulamasına olanak vermiştir. Pencereler daha çok giyotin pencere tarzında ele alınmış ve üçlü gruplar halinde düzenlenmiştir. Pencere önlerinde, dışarıdan bakıldığında içerinin görülmesini engelleyen ahşap kafeslikler görülür. Günlük yaşam evlerin iç mekanında, sofa (hayat) etrafında biçimlenen odalar içerisinde geçmektedir. Bu odalarda genellikle ocak, şerbetlik, yüklük (gömme dolap), raf ve sedir gibi işlevsel birimler bulunmaktadır. Ayrıca birkaç örnek dışında evlerde bağımsız bir gusülhane bulunmadığı için de bazı odalarda büyük ve geniş olarak düzenlenmiş olan yüklükler gusülhane (banyo) olarak değerlendirilmiştir. Odalar içerisinde yer alan bütün bu birimler günlük yaşamın ayrılmaz birer parçasıdırlar.

Evlerin iç mekanları içerisinde yer alan birimler dışında bahçe ya da avlu içerisinde bulunmakta olan ve günlük hayatla bağlantılı başka birimlerde yer almaktadır. Bunlar arasında su kuyusu ve ocak ilk göze çarpan birimlerin başında gelmektedir. Hatta bazı örneklerde ekmek ihtiyacını karşılamak için fırın yapılmış olduğu da görülmektedir. Bu nedenle denilebilir ki; Amasya evlerinde gerek iç gerekse de dış mekanlarda yer alan bütün birimler arasında kesintisiz bir bağlantı söz konusu olup bu bağlantı birbirini tamamlayıcı niteliktedir.

Amasya Tarihi Yerler Fotoğraf Galerisi

Arama



Gelişmiş Arama

En Popüler Kartlar


Ayasofya

Kekova See Kayak

Portre

Atatürk Kültür Festivali


Son Yorumlananlar

E-Kart Türkiye Projesi Noter Tasdik Tarihi: 17 Ocak 2006

E-Kart Türkiye Projesi içeriği ve uygulama şekli, Türkiye ve dünya tarihinde özel şirketler ve Devlet kurumları tarafından ülkelerin ve illerin tanıtım ve pazarlaması amacı ile bugüne kadar akıl edilmemiş, kullanılmamış ve uygulanmamıştır.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürlüğü 02.01.2006 tarihli resmi yazısı ile Türkiye'nin illerinin tanıtımını arttırmak üzere ICC-T ULUSLARARASI ORTAK BİLİNÇ AJANS A.Ş'den projeler talep etmiştir. Bu yazı üzerine Tanıtma Genel Müdürlüğü'ne ve Sayın Bakanımıza, iki ayrı kopya halinde 02.10.2006 tarihinde sunulmuştur.

Ayrıca E-Kart Türkiye Projesi tekrar incelenmesi üzere 22.02.2007 tarihinde akabinde talep üzere 06.04.2007 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığına, Başbakanlık Tanıtma Fonu Kuruluna sunulmak üzere teslim edilmiştir.

E-Kart Türkiye Projesi Kültür ve Turizm Bakanlığımızca değerlendirilmiş ve illerimize refere edilmiştir. E-KART TÜRKİYE Projesine Kültür ve Turizm Bakanlığı destek mektubu illerimizin dikkatine arz olunur. Mektupları görmek için linki tıklayınız.

Kültür ve Turizm Bakanlığı web-sitesindeki E-kart Türkiye Projesi metnini okumak için tıklayınız.

E-Kart Türkiye Projesi'ni hiçbir özel ve kamu kuruluşu veya çalışanı tarafından kopyalayamaz. Benzeri şekilde bir web-sitesi içinde kullanamaz. Projenin internette sunum tarihi olan 17 Ocak 2006 tarihinden itibaren iller tarafından incelenmesi üzere ulusa açılmıştır. E-KART ile Türkiye’nin, il ve ilçelerinin, doğal güzelliklerinin, tarihi mekânlarının v.b proje içinde adı geçen tüm turizm ve kültürel öğelerin fotoğrafları gönderimi izinsiz yapılamaz. Proje izinsiz kullandığı veya kopyalandığı takdirde ICC-T Uluslararası Ortak Bilinç Ajans A.Ş FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU, 5846 sayılı kanun gereği bu suçu işleyen kişi, kişiler ve kuruluşlar hakkında yüklü miktarda maddi ve manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir.